Hidronik Döşemeden ısıtma, zemine döşenen ısıtma boruları vasıtasıyla mahalin genel ısı ihtiyacının sağlanmasıdır. Döşemeden ısıtmada amaç; zemine döşenen borular vasıtasıyla üzerine uygulanan betonu ısıtarak mahalin homojen bir şekilde ısıtılmasını sağlamaktır.

Isıtıcı kablo ya da rezistans kablolarının ısıtma yapılacak alanın zeminine belli aralıklar ile döşenmesi ile yapılan elektrik enerjisinin kullanıldığı uygulamalardır.

Sağlıklı bir insanın çevresindeki bulunan hava sıcaklığı 20 ile 22 C dir. Sağlıklı bir insanın koltuk altı sıcaklığı ise 36,5 C dir. Ayak taban yüzeylerinin ise 23-25 C de tutulması en idealdir. Bundan dolayı 23-25 C tutulmak istenen ayak taban sıcaklığına yakın bir döşeme ısısı sağlığımızı ve konforumuzu devam ettirecektir.

Yerden ısıtma sistemleri sağlıklıdır. Yerden ısıtma toz yapmaz, mite böceklerinin yaşamasını desteklemez. Çünkü hesap edilerek bulunmuş, ihtiyaca uygun ısı miktarları ile uygulanan yerden ısıtma sistemleri, yapılarda insan anatomisine uygun olduğundan varis yapmaz ve üniform bir yaşam ortamı yaratır.

Yerden Isıma sistemi ekonomiktir. İlk yatırımda diğer kaliteli ısıtma sistemlerinden %20, işletme giderlerinde %50 tasarruflu sağlaması ve bakım giderlerinin çok az oluşundan dolayı daha ekonomiktir. Radyatör Sistemleri en az 70-80 derece sıcak su ile çalışırken, yerden ısıtma sistemi 40-45 derece mertebelerinde çalışır.

Normal şartlarda ürünlerimiz bina ömrü kadar garantilidir ve şantiye esnasında zarar görmedilerse herhangi bir kaçak söz konusu olmayacaktır, sistem devreye alınmadan önce yüksek basınçta kaçak testi yapılır. Ancak yine de şüphelenilen hatta öncelikle basınç testi uygulanır ve kapalı sistem hatta basınç düşümü var ise önce oluşabilecek diğer mekanik sistemler kontrol edilir. Ardından termal kamera yardımıyla kaçak noktası bulunur. Sadece o parçaya ulaşılmak suretiyle zemin döşemesi kırılır, özel ekipmanlar yardımıyla boru onarılır ve üstü kapatılır. Tüm zeminin kırılmasına gerek yoktur.

Yerden ısıtma m2 fiyatı kullanılan ekipmana, toplam alana ve otomasyon kalemlerine göre farklılık göstermektedir. Firmamızca yapılan sistemler ithal olup m2 fiyatı 70 TL den başlamaktadır.

Bütün ısıtıcılar; kombi, kazan, ısı pompası veya güneş enerjisi sistemine kolaylıkla entegre olabilen sistemlerdir.

Yerden ısıtma uygulamalarında sanılanın aksine herhangi bir zemin tipi kısıtlaması yoktur. Doğal taşlar, parkeler, seramik ve fayans çeşitleri, ahşap uygulamaları ve mermerler ile kullanılabilir.

Debimetreli/Debi ayarlı kolektörler, ısıtma sistemlerinde her bir radyatörde ya da her bir yerden ısıtma hattında dolaşan akış miktarını, kolektör üzerinde bulunan özel vanaları ile gidiş dönüş hatları üzerinden ayrı ayrı kontrol etmeye olanak sağladığı gibi daire içi içme suyu tesisatlarınızda da kullanılarak her türlü cihaz, armatür vb. cihazların tesisatını birbirinden bağımsız olarak kontrol etme imkanı sunar. Bu sayede sistemde dengeli bir dağıtım sağlandığı gibi tamir, bakım vb. durumlarda da sistemi durdurmadan bağlı olduğu hatta çalışma yapılmasına olanak sunar.

Tek merkezden idare edilen Merkezi Vakum Süpürge sistemidir. Ana vakum ünitesi garaj, kiler, depo, balkon vs. yaşam alanı dışına veya kullanılabilir alan dışına monte edilir. Yapılan tesisat planıyla temizlik hortumu prizler vasıtasıyla ana vakum ünitesine bağlanır. Duvarda yalnızca hortum prizini görürsünüz.

Sifonik Sistem vakum prensibi ile çalışan çatı yağmur suyu drenaj sistemidir. Sifonik Sistem, akışkanın enerji denkliği prensibinden yararlanarak, suyun tahliye edilmesini sağlayan bir drenaj sistemidir. Daha düşük çaplı borular, daha az süzgeç, daha az iniş, daha az boru metrajı sayesinde kurulum maliyetini düşmektedir.

Herhangi bir kişiye “klima nedir?” diye sorduğumuzda büyük olasılıkla “soğutma yapan cihaz” diye cevap verecektir. Oysa klimanın görevi sadece ortamı soğutmak ile sınırlı değildir.

 

Belirli bir ortamdaki havayı, ihtiyaç duyulan koşullara ulaştırabilmek için; havanın sıcaklığını, nemini, temizliğini ve dağılımını aynı anda kontrol eden sistemler “klima” olarak tanımlanmıştır.

 

Dolayısıyla klimalar herhangi bir ortamda uygun konfor şartları oluşturmak adına aşağıda belirtilen dört temel görevi yerine getirmektedir:

 

  1. Soğutma
  2. Isıtma
  3. Nem Kontrolü
  4. Havanın dolaşımı

Isı, sıcaklıkları farklı iki madde arasında alınıp verilen enerjinin adıdır. Isı bir enerji türüdür, ısının ölçü birimi olarak; Joule (J), kilokalori (Kcal), British Thermal Unit (BTU) ve Watt (W) gibi birimler kullanılmaktadır.

Kapalı bir ortamda; sıcaklık ve diğer hava şartlarından (nem, hava hızı vb.) ileri gelen bir rahatsızlık olmaması durumunda, bu ortam konforlu olarak değerlendirilmekte ve bu duruma “ısıl konfor” adı verilmektedir.

Sıcaklık, bir maddeyi oluşturan taneciklerden birinin ortalama kinetik enerjisidir. Sıcaklık bağıl bir değerdir ve maddenin ısı sıklığını ifade etmektedir. Sıcaklık enerji değildir ve termometre ile ölçülür.

Sıcaklık ile beraber bağıl nem ve hava hızını da dikkate alarak tarif edilen sıcaklık ölçeğine “hissedilen sıcaklık” denir. Fizyolojik olarak hissedilen sıcaklığı temsil eder.

Örnek olarak; kişi sıcaklığın yüksek ancak bağıl nemin düşük olduğu bir ortamda fizyolojik olarak rahatsızlık hissetmeyebilir. Aynı kişi sıcaklığın daha düşük ancak bağıl nemin daha yüksek olduğu bir ortamda kendisini fizyolojik olarak rahatsız hissedebilir.

Alındığında veya verildiğinde bir maddenin sıcaklığında değişikliğe yol açan ısıya “duyulur ısı” denir.

Maddenin sıcaklığını değiştirmeksizin faz durumunu değiştirmek için verilen veya alınan ısıya “gizli ısı” denir.

COP (Coefficent of Performance) kavramı klimaların ısıtma verimini belirlemek için kullanılmaktadır. COP; klimanın ısıtma kapasitesinin, klimanın ısıtma operasyonu sırasında harcadığı enerjiye bölünmesi ile hesaplanan değer olup birimsizdir.

COP = Klimanın Isıtma Kapasitesi (watt) / Klimanın ısıtma operasyonu sırasında harcadığı enerji (watt)

Aynı kapasitede iki klima karşılaştırıldığında; COP değerinin yüksek olduğu ürün diğerine göre daha az enerji harcıyor demektir. Yani COP değeri yüksek ürünün seçilmesi işletme giderinin azalması anlamına gelmektedir.

EER (Energy Efficiency Ratio) kavramı klimaların soğutma verimini belirlemek için kullanılmaktadır. EER; klimanın soğutma kapasitesinin, klimanın soğutma operasyonu sırasında harcadığı enerjiye bölünmesi ile hesaplanan değer olup birimsizdir.

EER = Klimanın Soğutma Kapasitesi (watt) / Klimanın soğutma operasyonu sırasında harcadığı enerji (watt)

Aynı kapasitede iki klima karşılaştırıldığında; EER değerinin yüksek olduğu ürün diğerine göre daha az enerji harcıyor demektir. Yani EER değeri yüksek ürünün seçilmesi işletme giderinin azalması anlamına gelmektedir.

VRS/VRF/VRV sistemlerde; sistemin toplam kapasitesi inverter kompresörler sayesinde belirli oranlarda artmakta ve azalmaktadır. Örnek olarak; binanın tamamının kullanılmadığı durumlarda iç ünitelerin tamamı çalışmamakta, bu nedenle ihtiyaç duyulan kapasite azalmakta ve inverter kontrol ile binanın o an ihtiyaç duyduğu ısıtma-soğutma yükü karşılanmaktadır. Bu duruma “kısmi yük” denir.

Isıtma-soğutma sistemi tasarlanırken; tasarımcılar binanın sürekli tam kapasite çalışıp çalışmayacağını ve ne kadar süre kısmi yüklerde çalışacağını göz önünde bulundururlar. Binanın çoğunlukla kısmi yüklerde çalışmasının beklendiği durumlarda , dış ünite toplam kapasitelerinin belirli bir oran üzerinde iç ünite toplam kapasitesi sisteme bağlanabilir. Bu duruma “diversite (sapma)” denir.

Tasarımcıların diversite kavramını kullanırken çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Özellikle ısıtmanın ön planda olduğu sistem tasarımlarında, aşırı soğuk veya aşırı sıcak iklimlerde iç ünite kapasiteleri, dış ünite kapasitelerinin üzerinde seçilmemelidir.

Ayrıca sistemler tasarlanırken; iç-dış ünite arası mesafe ve kot farkı, bakır boruların dönüşleri ve kullanılan branşman (joint) gibi elemanlardan kaynaklanan kapasite kayıpları göz önünde bulundurulmalıdır. Bu konuda markaların bilgisayarlı seçim programları ve teknik dokümanlarına başvurulmalıdır.

Whatsapp
Whatsapp